ADNAN OKTAR’IN SEHER TV, İRAN RÖPORTAJINDAN (İstanbul, 3 Ekim 2008) ADNAN OKTAR: Evet, Irak’ın işgal edilmesi, Afganistan’ın işgal edilmesi, Müslüman ülkelerdeki kargaşa, Müslüman kanı akıtılması, bütün bu olayları Peygamber Efendimiz 1400 yıl öncesinden, zaman vererek, yer belirterek açık açık anlatmıştır. Bunların tamamı Mehdi’nin zuhur alametleridir ve bu öyle karmaşık olan birşey değildir. Bunların hepsini Allah yapıyor ve Allah yaratıyor. Hatta bu zamanı teknik olarak detaylı belirlemek için Peygamber Efendimiz, ‘o devirde’ diyor ‘Ramazan ayının birinci günü ay, onbeşinde de güneş tutulacak’ diyor. Yani zamanda bir şaşırma olmasın diye o kadar detay veriyor ‘ve ayrıca o devirde bir kuyruklu yıldız çıkacak’ diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v). Bunların hepsi oldu. Fırat’ın suyu kesilecek diyor, Fırat’ın suyu da kesildi; barajla kesildi ve Fırat’ın havzası kurudu. Bütün bunlar Mehdi’nin zuhurunun ön alametleridir ve Hz. İsa Aleyhisselam’ın nüzul alametleridir. Mehdi’nin gelişi yaklaştıkça bu olaylar da gittikçe tırmanacak ve gelişecektir. Sahib-i Zaman zuhur ettiğinde de konu kökünden hallolacaktır. İnşaALLAh. Büyük bir İslam Birliği oluşacaktır. Bu Türk Milleti’nin öncülüğünde olacaktır. Peygamber Efendimiz’in hadisleri hep o yöndedir, Mehdi’nin İstanbul’dan çıkacağı. Hatta güneş batıdan doğacak derken, tabi İstanbul’a da işaret var. Çünkü İslam aleminin batıdaki en uç ülkesi Türkiye’dir. Türkiye’nin de en uç, Avrupa’ya yakın olan İstanbul’dur. Dolayısıyla batıya en yakın olan yerdir. Oradan da buna bir işaret var. Fakat tabi Müslümanlar bu gerçekten daha o kadar haberdar değiller. Halbuki Mehdi’nin bütün alametlerinin çıkması olağanüstü birşey. Bu daha ne basının dikkatini çekti, ne dünyanın dikkatini çekti; halbuki bu alametlerin bir tanesi bile çok büyük mucizedir. 300’e yakın alamet çıktı, insanlar bunun daha hala farkına varmadılar. Bu da işte Mehdi’nin gizliliğinin bir gereği, çünkü Mehdi zuhur ettiğinde insanlar onun farkına varmayacaklar. Yani çok uzun süre farkına varmayacaklar. Hatta Mehdi’nin iki kere kayboluşu vardır. Bu hapsedilerek kaybolmadır yani zaten Hz. Yusuf gibi diyor rivayetlerde, Hz. Yusuf gibi insanların gözünden kaybolacaktır. Hapsedilmesi, bu hapislik döneminin sonunda da Mehdi zuhur edecektir. Mehdi’nin zuhuru, Hz. İsa’nın nüzulu Hanefi, Hambeli, Maliki ve Şafi mezheplerinde kesin hükümdür, kesindir. Şii mezhebinde ve Caferiye’de ve Alevilerde de kesin inançtır Mehdi’nin zuhuru. Fakat detaylarda bazı ayrılıklar vardır fakat aynıdır, tarif edilen şahıs aynıdır. Görüntü olarak, sima olarak aynıdır. Sadece bu kaybolma konusunda bir ayrılık vardır Şiilikle Müslümanlık arasında. Şiilikte fizik olarak yok olması şeklinde, Sünnilikte de fizik olarak değil, hapsedilerek iki kere yok olması yahut insanların gözünden herhangi bir şekilde bir yerde gizlenmesi olarak açıklanıyor. Bu zamanın biz içine girdik şu an. Yani mesela Bağdat’ta nasıl dumanlar çıkacağı, o bölgede ayrıca müthiş bir Müslüman kanı akacağı, yabancı ülkelerin oraları işgal edeceğini, Peygamber Efendimiz çok detaylı ince ince açıklamıştır.
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.